Ben seni çok özledim baba...
Sana sarılmayı, o güven veren kollarında kaybolmayı...
Seninle saatlerce konuşmayı, dünyanın tüm dertlerini bir anlığına unutmayı...
Omuzlarında ağlamayı ve en çok da seninle birlikte, içtenlikle gülmeyi...
Ben, o kahkahalarımızı çok özledim baba.
Ben seni çok özledim baba...
Tüm sırlarımı, en derin korkularımı, en çılgın hayallerimi anlattığım tek kişi sendin. Sen benim sır küpümdün. Sen gidince, ben de koca bir sır küpü oldum. Kala kaldım öylece... Ağzımdan tek bir sır çıkmıyor artık, çünkü onları emanet edeceğim o liman yok.
Ben seni çok özledim baba...
Bilirdim ki, dünyada herkes beni bir gün bırakıp gitse bile, bir tek sen asla bırakmazdın. Sen benim sarsılmaz kalemdin. Sen gidince, ben bu kalabalık dünyada yapayalnız kaldım, baba.
Ben seni çok özledim baba...
Bir tek sen anlardın beni, daha ben anlatmaya başlamadan... Varlığımın her zerresini, suskunluğumun ardındaki fırtınaları bir tek sen bilirdin. Bana korkulardan uzak bir dünya kurdun ve o dünyada nasıl ayakta kalacağımı da öğrettin. Biliyordun sanki... Biliyordun ki, ben senden sonra hiç kimseye böylesine kayıtsız şartsız inanmayacaktım.
Ben seni çok özledim baba...
Senin yanında, "saçma sapan" ne varsa yapabilme özgürlüğünü... Delirdiğimi düşünmeden, o halime bile şefkatle gülmelerini... Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız, hayatı en dolu dolu paylaştığımız o anlarımızı çok özledim.
Ben seni çok özledim baba...
En çok da senin gibi olabilmeyi özledim. Asla dünyaya aldanmadan, onurlu yaşayabilmeyi... Senin mirasçın olmayı değil; tıpkı senin gibi, bir kuş misali, bu dünyanın ağırlıklarını geride bırakıp gidebilme bilgeliğini öğrendim senden. En büyük mirasım bu oldu.
Ben seni çok özledim...
Bilirim ki baba, sen de benim gibiydin. Nerede olursam olayım, yakın uzak demeden, her fırsatta çıkıp gelirdin. Ben de şimdi sen gibi yapıyorum. Hayatın her çıkmaz sokağının sonunda, bir şekilde seni buluyorum. Senin öğrettiklerini, bana verdiğin gücü hatırlıyorum ve o yolu, sanki kanatlarım varmış gibi, uçarak geçiyorum.
Ben seni çok özledim baba...
Ve yine geldi çattı o gün... 25 Şubat.
Bilemedim baba... Sen gidince ikimiz için ne değişti, bilemedim.
Çünkü sen, yokluğunda bile o kadar varsın ki...
Tek bildiğim şey, hiç dinmeyen, hiç bitmeyen o özlem.
Ve senden sonra da, sanki sen hâlâ burada gibi, aslında hiçbir şeyin değişmediği gerçeği...
Sen hep buradasın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder