20 Kasım 2025 Perşembe

Gazze

 

Gazze !

 

Hakikate Son Adım

 

Yıkılan sadece küçük bir ev midir?

Duvarları yerle bir olan, yalnızca bir insana ait yaşam alanı mıdır?

Yanan sadece bir kalbin içindeki ateş midir?

Yok olan onca hayat, toprağa düşen onca can...

 

İzlediğim, aklımın sınırlarını zorlayan, idrakimin yetmediği bu kıyamet;

Adım adım yokluğa yürürken,

Vazgeçtiğim her bir canın kanıdır kalbime sıçrayan.

Sessizce kaybolan hislerin, o derin hissizliğin prangası vuruldu gözlerime.

 

Tut ki ellerinden kayıp giden, kendi hayatındır;

Yetişemediğin, bizzat kendi canındır.

Koruyamadığın, hakkına sahip çıkamadığın o canından öte can;

Yalnızlığa terk ettiğin, aslında nefesinin varoluş sebebidir.

 

Bir kıyım ki bu; mahremiyetin en derin yoksullukla tarumar edildiği...

Yollar sapa sarmış, kaybolmak ne bir cüret ne de bir lütuf artık.

Tut ki bırakmadığım tek şey; korkusuzluğum, yakarışım ve o son adımım.

Yine de vazgeçmem hakikatten, dönmem bu Hak yolundan.

 

Geç kalınmış bir mahcubiyetin utancıdır yüzüme vuran.

Ancak gözlerim, o kalın zincirlerin bağlarını çoktan parçaladı.

Tek bir nefes, tek bir söz, tek bir an...

Geri dönmem artık; zira dönecek bir yerim de kalmadı.

Aralanan o derin sızıdan, sızlarcasına sızan sızıların sesidir artık benim sesim.

 







Gazze

  Gazze !   Hakikate Son Adım   Yıkılan sadece küçük bir ev midir? Duvarları yerle bir olan, yalnızca bir insana ait yaşam alanı mıdır? Yana...