I.Talep
Dünyada her kim, Aşk ile isterse, ulaşır.
Bu, evrenin ilk ve en sarsılmaz kuralıdır.
Çünkü bil ki, Allah dilerse olur; O izin vermezse, kainatta
tek bir yaprak dahi kımıldayamaz.
Senin o Aşk ile ettiğin dua, aslında O'nun sana
"iste" diye fısıldadığı iznin kendisidir.
II.Kıymet
Düşün! Sebepsiz gönderilmedin bu dünyaya. Tek bir canlı dahi
nedensiz değilken, bu kadar kıymetin içinde nedir bu duymazlık? Nedir bu
ısrarla gördüğünü inkar etme çabası? Karanlıkta kalma arzusunun ve bir ömrü
aydınlığa ulaştırmadan tüketmenin ardındaki o derin gafleti sorgulamak, bir
çaresizlik değil; bir hakikati paylaşma, bir ruhu uyandırma telaşıdır. Unutma:
Bir güzelliğe ulaşan kişi, o güzelliği sevdikleriyle paylaşmadıkça, iman etmiş
sayılmaz.
III. Simya
Benim de gözlerim bir zamanlar kördü. Doğruluk sandığım
yolların, aslında ne kadar karanlık olduğunu, yolun yarısı denen o yaşta
anladım. Kalbimde hançer gibi taşıdığım o hatalar... İşte onlar, benim simya
laboratuvarım oldu.
Sır şudur: Hatalarını gün yüzüne çıkardığında, onlardan
utanmak yerine, onları birer tövbe için hammadde olarak kullanırsan, en büyük
günahlar bile en parlak sevaplara dönüşebilir.
Sır şudur: Af diledikçe, kapılar bir bir açılır. İmkansız,
imkana dönüşür. Hayatın, Aşk'a dönüşür.
Sır şudur: Sen sadece yürümeye niyet ettiğinde, Allah sana
öyle bir güç verir ki koşmaya başlarsın. Sen koşarken dengeyi kurmaya
çalıştığında, bir bakarsın ki O seni uçurmaya başlamış. Dereceler, başarılar,
bereket... Sen "nasıl oldu?" demeye bile yeltenemeden, kalbin çoktan
teslim olmuş ve ruhun o tarif edilemez lezzete ulaşmıştır.
IV.Kül Olmak
Bu yolda anladım ki; en büyük mertebe, bir "şey"
olmak değil, "hiç" olmaktır.
Kardeş olursun, can olursun, yoldaş olursun... Ama en
sonunda, O'nun Aşk'ı karşısında kendi varlığının ne kadar küçük olduğunu anlar
ve bir "kul" olarak, en saf haline, yani bir avuç "kül"e
dönersin.
Ve seni oradan oraya savuranın artık kendi ruhun değil,
sarsılmaz inancının o kutlu rüzgarı olduğunu anlarsın.
V. Nihai Hakikat
Hayr olsun diyorum.
Bana tüm bu lütufları ikram eden Rabbime...
Ve O'nun aşkıyla kül olup, yeniden doğan bu hayatıma...
Bin şükür ediyorum.
Gecenin bir yarısı böylesi bir Aşka tutuşan kalbimin, O'na
duyduğu İnancın Sesi ile konuşmaktan başka bir niyeti ve nedeni yoktur.
Çünkü arayan, en sonunda bulur:
Hakk'ı arayan, Hakka ulaşır.
Dünyayı arayan, toprağa...