VEKİL'İN AŞKI
Bin defa da gelsem bu topraklara, bilirim ki, bir sonraki gelişimde hissedeceklerim, ilk günkü heyecanımdan bin kat daha büyük olacak.
Bir avuç büyüklüğündeki şu fani kalbimin, senin karşında nasıl bir dünya büyüklüğünde sevdaya dönüştüğünü, hangi kelimeyle, hangi lisanla anlatabilirim ki?
Anlatamam.
Her şeyden, tüm o dünyevi bağlardan vazgeçerken, karşılığında senin o sonsuzluğuna nasıl âşık olduğumu... O aşkın, kor gibi yakan alevine nasıl sevdalandığımı...
Anlatamam.
Artık tüm amacım, tüm gayem, bir kez daha görebilmek seni.
Sana bakan gözlerimi kıskanıyorum.
Senin yolunda yürüyen benliğimi...
O siyah örtüne, o "Kara Aşk"a el süren avuçlarımı...
Ve sana her yaklaştığında, titreyen ruhumu kıskanıyorum.
Keşke bir rüzgâr olsam...
O kutsal avlunun tozunda, toprağında savrulsam...
Her an, her zaman, her vakit seninle olsam.
Son duam da sensin, son umudum da, son nefesim de...
Bu var olan "Yıldız", senin yoluna kurban, sana feda olsun.
Yine sayılı günler kaldı.
Nasip olur mu, bir daha görebilir miyim, bilemem.
Ama ben, tüm acziyetimle, "Ya Nasip!" diyerek, yeniden yola koyuldum.
Kabul buyur Ya Rabbim, bu naçiz ziyaretçini.
Ama bu defa, tek başıma değilim.
Bu defa, adımlarım sadece benim için değil.
Bu defa, niyetim, rahmetli babam Timur Soylu'nun adına, onun Hac vazifesini yerine getirmektir.
Onun vekili olarak geliyorum kapına.
Kabul buyur Ya Rabbim...
Hem asl'ı, hem de vekili.
Rahmetli Babamın Niyetine Hac vazifesi