28 Ocak 2025 Salı

BABA

 

BABAMIN KIZI

 

Bazen üzülecek gibi oluyorum, ama yine de üzülemiyorum. Zira ben, sarsılmaz bir dağ gibi duran, güçlü bir babanın kızıydım. Hayatımın en büyük nimeti, senin gibi bir babaya sahip olmaktı. Bazen içimdeki ses fısıldıyor: "Artık yorul Yıldız, bir nefes al, biraz soluklan..." Ama olmuyor, yapamıyorum.

Ben ne üzülmeyi bilirim, ne dert yanmayı, ne de çaresizliğin o karanlık yamacına sığınmayı... Ben senden ne öğrendiysem, sadece onu yaşayabiliyorum. "Of" demeyi bilmem ben; "Bunlar nasıl olur?" diye hayıflanmayı, "İmkânsız" ya da "Asla olamaz" gibi teslimiyet kokan sözleri lügatime hiç almadım.

Yıkılmak nedir, baba? Hayat bin defa alt üst olsa, ömrümden geriye sadece tek bir gün kalsa; ben yine o son günü sanki her şeye yeniden başlıyormuş gibi yaşarım, yine vazgeçmem. Acizlik nedir bilmem ben; baş eğmek, sinmek, sindirilmek... Hele ki haksızlığın karşısında susabilmek? İşte bunlar, benim hiç öğrenemediğim, ruhumun kabul etmediği şeyler.

Çünkü sen hiç yorulmadın baba. Sen hiç hasta olmadın, hiçbir vakit "neden" diye sormadın hayata... Ben de senin gibiyim işte. Üzerine birkaç parça eklemelerim olsa da, özünde en çok sana benzeyenim. Hani demiştin ya; beş evladının içinde "en öz olanı" bendim... O özden gelen, senin ruhunu taşıyan tek evlat.

Geç oldu belki, ancak kırklı yaşlarıma merdiven dayadığımda tam manasıyla anlayabildim seni. Ama buldum kendimi baba; artık tanıyorum özümü. Biraz da dilimi tutmayı öğrendim; o yakıp yıkan, fırtınalar koparan sözlerimi daha dizginler oldum. Senin hayal ettiğin, senin gurur duyacağın o evlat olmaya her gün biraz daha yaklaşıyorum, çabalıyorum.

 

Hiç değişmeyen, zamanın eskitemediği tek bir gerçek var: Ben seni çok seviyorum baba. Vallahi de billahi de...

 

Bilirim ki; kişi sevdiği ile beraberdir.

Vuslata az kaldı...

 

Deli Kızın, Yıldız Soylu.


Gazze

  Gazze !   Hakikate Son Adım   Yıkılan sadece küçük bir ev midir? Duvarları yerle bir olan, yalnızca bir insana ait yaşam alanı mıdır? Yana...