SAADET'E MEKTUP (Doğum Günü ) 14 Ekim
"Sen ne gel ne de git. Sen, benim hayatımda kal."
Bizim bağımızı, o kifayetsiz, o sıradan kelimelerle
anlatmaya kalkmak, içime sinmiyor. Sana "kardeşim" demek, okyanusu
bir bardağa sığdırmaya çalışmak gibi; yeterince net değil ki... Kardeşler
birbirine küser, sıkılır, usanır. Ben ise senden hiç sıkılmadım, sana hiç
küsmedim, senden bir an bile ayrı kalmayı hiç istemedim. "Kardeşlik"
bizim için sadece bir başlangıç kelimesi olabilir, ama asla yeterli değil.
Ben ki, gözü kara, yeri gelince kendinden bile vazgeçecek
kadar acımasız olan ben, bir tek senden vazgeçemedim. Farklıyız, evet. Belki
sen akıllısın, ben deli; belki de tam tersi. Ne fark eder ki? Ben, o en çaresiz
anlarımda, bir anne, bir baba şefkati arayarak kapına dayandığım günleri hiç
unutmadım. (Şaka bir yana, yeri geldiğinde benim de sana annelik babalık
yaptığım olmuştur.)
Biz, sevgilerimizi bile paylaşmadık; ya birlikte sevdik ya
da birlikte vazgeçtik. İşlerimizi birleştirdik. Evlerimiz yan yana, kapılarımız
bir oldu. Yediğimiz yemek, uyuduğumuz şehir, soluduğumuz mahalle aynı...
Herkesten bir bir ayrıldık. O kavgaları ilk ben başlattım,
evet. Ben yalnızlaştıkça, seni de kendi yalnızlığıma sürükledim. Ama anladık
ki, bizi bizden başka ne anlayan vardı, ne de "adam gibi" seven. Biz
de kimseye minnet etmedik. Kapılarımızın aralığından sahte bir rüzgâr sızmasın
diye, onları sımsıkı kapattık. Ve o kapının ardında, birbirimize tutunarak,
kocaman bir aile olduk.
Bazen hayal kuruyorsun ya, "Emekli olunca köye gidip
tavuk çiftliği kuracağım," diye... Nasıl sinir olduğumu bilemezsin. O
düşünceyi kafandan silmek için, yarı şaka yarı ciddi, bilinçaltına nasıl
müdahaleler yaptığımı bir ben bilirim.
Ve dualarım... Nasıl dua ediyorum biliyor musun?
"Allah'ım," diyorum, "ona hayırlı, uzun bir
ömür ver. Ama benim ömrümü, onunkinden bir gün önce al. Çünkü benim ardımı bir
tek o toparlayabilir. Benim ne istediğimi bir tek o bilir. Beni bu dünyada bir
tek o anladı. Her koşulda, her fırtınada, bana 'her şey' olan bir tek o
oldu."
Allah'tan, beni senden ayırmaması için dua ettiğim Tek
Kişisin.
Bu sözleri yazarken neden deliler gibi ağladığımı anlatamam.
Ama eminim, sen bunu da anladın.
Herkes gidebilir, Saadet. Zamanı ve vakti geldiğinde, herkes
gider.
Ama sen... Sen hiçbir yere gitme.
Bir gün bana bir söz söylemiştin. Ve ben o sözü, ölene kadar
unutmayacağım:
"Yıldız, seni yalnız bırakmamak için, evlenmeyi bile
düşünmüyorum..."
İşte bizim bağımız bu.
Tanımlanamayan, anlatılamayan, paha biçilemeyen...
İyi ki doğdun, ruhumun ikizi.
İyi ki varsın.
14/10/2022
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder